BURSA BAROSU BAŞKANI ÖZTOSUN’DAN ADLİ YIL AÇIKLAMASI:

güvenini kaybetmiş adalet mekanizması sonunda toplumsal sosyal bağları da kopararak devlet mekanizması içinde koca bir boşluk oluşturuyor. O boşluk da bir kara delik gibi hukuku, demokrasiyi, ahlakı, ekonomiyi ve her şeyi içine doğru çekerek yok ediyor. Bizlerin uzun süredir ifade ettiği ancak son zamanlarda adı da konduğu üzere ağır bir sosyal çürüme de buna eşlik ediyor. Bu da aslında devlet yapısının kıyameti demek… O yüzden devletin temeli olan adalet yoksa o devlet örtülü veya gizli bir çöküşe doğru gidiyor. Bunun toplumsal yansımasını tıpkı 1990’larda olduğu gibi adaletin kudretini kaybettiği alanlara yerleşen karanlık hukuksuz yapıların yaygınlaşmasından ve hatta denize düşen yılana sarılır misali bazı mafyatik figürlerin toplumda yaygın itibar görmesinden de anlamaktayız.


Bu sebeplerle de hukukun en temel fonksiyonu Adalet bu kadar yaralı olunca hukukun diğer temel fonksiyonları olan düzen ve ihtiyaçları giderme fonksiyonu da işlevini yerine getirilemez hale gelmekte.
İşte tüm bu sosyal, hukuksal ve politik iklimin sonucu oluşan ağır krizlerin yansımalarını mesleğimizde de görüyoruz. Avukatlık mesleği bugün;
Yıllardır tüm çabalarımıza rağmen biriken sorunlara çözüm bulmak yerine avukatı iş yaparken daha da etkisizleştiren gerek adliye de gerekse tapu, nüfus müdürlüğü gibi kamu makamlarında kısıtlamalar ve uygulamalarla avukatı adliye ve işlev dışı alana iten bir anlayışla mücadele etmek zorunda kalmaktayız.
Halen avukatlık asgari ücret tarifesinin 5 de biri gibi ücretlere CMK zorunlu müdafiliği yapmak durumunda kalmakta, bağlı çalışan avukatlar düşük ücretlere çalışmakta ve iş güvencesinden yoksun bulunmaktadır.
Öte yandan avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliği de gün geçtikçe aşındırılmakta, temelinde ‘savunma hakkı’ ve ‘hak arama özgürlüğü’ olan avukatlık, toplumsal sorunlar ve etik değerlerden daha çok piyasa kuralları öne çıkarılarak yeniden yapılandırılmaktadır. Halkın yargıya erişim ve adil yargılanma hakkı da bu şekilde de adım adım ortadan kaldırılmaktadır. Bu ve benzeri birçok sorunların ve bunların siyasi irade tarafından yasal ve ekonomik düzenlemelerle çözülmek istenmediği bu suretle de avukatların etkisizleştirildiği boğucu ve yakıcı bir ortamla karşı karşıya kalmaktayız.
Hak arama özgürlüğünün, halkın savunma hakkının ve hukuk devletinin ve adil yargılanma hakkının güvencesi olan Avukatların tam bir özgürlük, bağımsızlık ve geçinme kaygısı olmadan mesleğini icra edemediği, yargılama faaliyetine katılamadığı bir ortamda bağımsız ve tarafsız yargıdan, adil bir yargılamadan ve adil bir devlet düzeninden söz edilemez.



Burak Gayrimenkul Danışmanı Mustafakemalpaşa

 Zen Kuaför Mustafakemalpaşa
Ancak herkes bilmelidir ki; hukukçu-avukat adaletsizliğe, hukuksuzluğa tüm gücüyle itiraz eden kişidir. Onun karakteri haksızlıkla uzlaşı üzerine kurulamaz. Çünkü ‘haksızlıkla uzlaşı’ adaletsizliğe kısmen de olsa boyun eğmektir. Çünkü avukat adaletsizliğe, hukuksuzluğa direnmezse eninde sonunda bu adaletsizliğin ve hukuksuzluğun kapısına dayanacağını bilen mesleki varoluşunun anlamının ve mesleki sürdürülebilirliğinin ancak hukukun üstün olduğu yerde gerçekleşeceğini bilen insandır.

Tüm bu hukuksuzluk ve zorluklar içinde salt iş takipçisi seviyesine düşmemiş gerçek avukatlar olarak; büyük kan emicilerin toplumun kanını emmesini engellemek için de uğraşıyoruz. Ülkemizin arazilerinin, sularının, ağaçlarının çıkar uğruna yok edilmesine karşı durmaya devam ediyoruz. İktidar sahiplerinin bizlere kabul etmemiz için dayattıklarına katlanmayı değil, ona itiraz etmeyi, değiştirmeyi; geçmişi unutmadan aydınlık bir geleceği hayal ediyoruz. Bizler; hukukun halkın aleyhinde kullanılmasına, yargının iktidar ve güç uğruna araçsallaştırılmasına karşı duruyor; yasaların gerçeğe göre düzenlenmesini savunarak, yasaların içinde olan fakat gerçekte bir türlü uygulanmayan herkes için eşitlik, özgürlük, demokrasi ve adalet ilkelerini somut olarak insanla buluşturmak için mücadeleye devam ediyoruz. Çünkü bu mücadele sahip olduğumuz hem insani hem mesleki hem de tarih bilincin bir sonucudur.

Bizler dün olduğu gibi bugün de tarihi yalnızca izlemiyor, bizzat o tarihin hukukun üstün olduğu, insan haklarının gerçekleştiği demokratik bir akışta akması için mücadele ediyoruz. Meslek yeminimize sadık kalarak kısık sesle değil yüksek sesle olana bitene itiraz ediyor ve tavır koyuyoruz.

Bursa Barosu olarak avukatsız adaletin olamayacağı bilinciyle; hiçbir adaletsizliğe boyun eğmeden, susmadan, şimdiye kadar kimsenin ilikletemediği cübbelerimizi hiç bir gücün önünde iliklemeden, meslektaşlarımızla beraber yılmadan, usanmadan, korkmadan, itaat ve biat etmeden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke edindiğimiz sözünde olduğu gibi ‘hak kuvvetten üstündür’ demeye devam edeceğiz.
Anadolu ve Rumeli müdafayı hukuk ve kuvayı milliye ruhuyla, Cumhuriyetimizi kuran kadrolarda yer alan ve bu anlayışı kuşaklar boyunca devam ettiren Bursa Barosu’nun başkanı olarak hepinizi saygıyla selamlıyor yeni adli yılın ülkemize adalet, demokrasi, eşitlik ve özgürlük getirmesini diliyorum.”

 

Etiketler

mustafakemalpasagzt